Şiir

NESİR - HAMİT DEMİR

 

Şiir, insanlık tarihinde söze tesir ve iletişime ahenk katma noktasında kilit bir rol üstlenmiştir. Şiir öyle bir araçtır ki en ifade edilmez acıları, mutluluğun zirvesini, heyecanları, yaşanmışlıkları kendine has tavrı ve az kelime ile ifade edebilmiştir. Şiirin muhtevası yaşanılan coğrafya, inanılan din ve sosyo-kültürel değerlerden etkilenmiş ve zamandan zamana mekândan mekâna farklılık arz etmiştir. Konusu kahramanlık, sevgi, ölüm, göçler, doğa olan şiirler insanlık tarihinin günümüze bakiyesidir.

 

İslam öncesi cahiliye toplumunda da genelde sözlü iletişim özelde ise şiir çok fazla kullanılmakta ve insanlar asabiyet davalarını, tapındıkları putların üstünlüklerini, yaslarını, sevinçlerini ve bil-umum duygularını şiirle ifade etmişlerdir. Arap toplumunun okuma-yazma bilmiyor oluşu da sözlü edebiyatın ve şiirin gelişmesinin en temel sebebidir. Araplar, panayırlarda şiir yarışmaları düzenlerler ve en beğenilen şiirler yazılarak Kâbe duvarına asılırdı. İslam öncesi Arap şiirinden günümüze kalan en önemli örnek Muallakat-i Seba'dır. (Yedi Askı)

 

Şiirin Arap toplumunda gelişmiş olması İslam'a inanmayanların, Efendimiz'in (sav) -vahyi tebliğ etmesiyle- 'şair' olarak, vahyin ise 'şiir' olarak itham edilmesine yol açmıştır. Ancak Allah(cc) bu iddialara cevaben Kuranın şair sözü olmadığını (Hâkka-41) beyan etmiştir.

 

Fıtrata uygun kaidelerle fert ve toplum hayatının her alanına bir nizam getiren İslam, şiiri de ıslah etmiş, ayeti kerimede yapmadıklarını söyleyen, vadilerde şaşkın şaşkın dolaşan şairler ve bunlara tabi olan azgınlar eleştirilmiştir. İman eden, Allah'ı çokça anan ve zulme uğradıktan sonra yardım isteyenler(Şuarâ-224,227) bu eleştirinin dışında tutulmuştur. Efendimiz'in (sav) “Şiirde hikmet vardır.” (Buhârî, Edeb 90) buyurduğu ve ashâptan bazılarına şiirleri ile müşrikleri hicv ettirdiği bilinen bir gerçektir. İslam aleyhine propaganda yapan müşrik şairlere Hassân b. Sâbit, Kâ'b b. Züheyr ve Abdullah bin Revâha'nın (r.anhum) şiirleriyle karşılık verilmiştir. Bu durum düşmanın silahı ile silahlanmanın en hikmetli örneklerinden bir tanesidir.

 

 İslamiyetle birlikte şiire dini motifler işlenmeye başlamıştır. Allah sevgisi, Hz. Muhammed (sav) övgüsü, Peygamber kıssaları, ayetler-hadisler, dualar, nasihatler ve İslam ahlakı şiire işlenen dini motiflerin başlıca örnekleridir. İyiliği emir, kötülüğü nehyetmekle en hayırlı ümmet olma vasfını kazanan Ümmet-i Muhammed(sav), emir ve nehyde şiirin etkileyici üslubundan faydalanmıştır. Şiirle İslam'a hizmet etmişlerdir. Asr-ı Saadet'ten günümüze kadar ise birçok sufi şiiri bir irşad aracı olarak kullanmıştır. İbnü'l-Fârız, Mevlana Celaleddin-i Rûmî, AhmedYesevî, Yunus Emre, Niyâzı Mısrî bu geleneğin temsilcilerindendir. 20. Yy. da ise Alvarlı Efe ve Hulûsî Efendi şiirle irşad eden sûfîler arasındadır.

İletişime geç: dergi@seferidergisi.com

seferidergisi@gmail.com

Bizi TakipEdin

Tasarım  I  Adnan Tanır