Mefkure Sahibi Bir Gençlik

NESİR - RAMAZAN YILDIZ

 

Gençlik deyince, fiziki ve biyolojik özellikler akla gelmekle beraber, ruhi ve ahlaki olanı da kayda değer buluruz. Çevresi ile barışık, ailesi ile uyum içinde, tarihi değerlerini özümsemiş bir gençlik örnek ve parmakla gösterilen bir gençliktir. Mefkûre sahibi, ideal ve inanç sahibi olması elbette özlenen bir nesildir.Çağ olarak, 15-25 arası bir devreyi kastediyoruz. Seksen yaşına gelmesine rağmen, heves ve heyecanını yitirmemiş kişi içinde aynı tanımı yapmak gerekir. İçinde bulunduğu toplumun dertleri ile dertlenen, daha öteye geçip, dünya ve İslam aleminin meselelerine kafa yoran gençlik, her türlü takdirin üstündedir. Düne bakan, tarihini yorumlayan, örnek şahsiyetleri kendine rehber edinen bir genç, bugünü anladığı gibi, yarını da değerlendirmesini bilir. Ona göre strateji ve taktik geliştirir, sorun çözer, sorumluluk alır.

 “Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” her türlü beceri ve sorumluluk anlayışını tarumar eden kaba ve çirkin bir anlayıştır. Üstat Necip Fazıl, “kim var deyince etrafına bakınmadan, ben varım ben varım diyen“ liyakatli, gözü kara sorumluluk sahibi gençlikten bahseder. “Şekillenmesi, billurlaşması için 30 küsur yıldır, devrimbazlık kodamanların viski çektiği kamış borularla kalemime ciğerimden kan çekerek yırtındığım, paralandığım ve zindanlarda süründüğüm bu gençlik karşısında, uykusuz, susuz, ekmeksiz, başımı secdeye mıhlayıp bir ömür Allah’a hamt etme makamındayım” diye enfes ve veciz bir gençliğe hitabe kaleme alır. Beklediği ve özlediği Anadolu Müslüman gençliğinin ana çerçevesini çizerek tablolaştırır.

 Hazreti Ebu Bekir Efendimiz “Gençlik, delilikten bir şubedir,” buyurarak, durumun ciddiyetini ve yönetilmesinde hassas noktaları bize işaret eder. Onu anlamak, değer vermek, kıymetli ve vazgeçilmez olduğunu hissettirmek, eğitimde önceliğimiz olmalıdır. Menfaatini ayaklar altına alan, ben demeyen biz değerini öne çıkaran ve önceleyen bir genç, yarının karizmatik lider adayıdır. Hesap veren, ego tatmin etmeyen, emniyet ve sulh içinde olan bir genç her türlü iltifatı hak etmiş demektir. Hesap sorduğu kadar hesap veren, mahallenin namusu bizden sorulur derken, her türlü namus ve vakar mevkilerini koruyan, yapılması istenen şeyi önce kendi nefsine tatbik eden liyakat ve vakar sahibi bir gençlik yetişmesi için çalışmalıyız.

 Gençlik bir anlamda, mevsim olarak yaza, ihtiyarlık da kışa benzetilebilir. Yazın başı kaynayanın, kışın da aşı kaynar atasözü tamda bu durumu anlatır. Gücün yerinde iken, aklın ve ruhun her dem taze ve kıvrak bir zihne sahipken, rahmet ve sorumluluk kabını doldur ki yaşlılığında bu nimetten faydalanasın, kredini kullanmaya devam edesin. Hani Ağustos böceği ile karınca misali, yazın saz çalarsan kışında kalkar oynarsın. Zira elinde bundan başka sermaye kalmamıştır.

 Okuyan, düşünen, araştıran bir gençlikten bahsediyoruz. Gazali'nin buhranlarına aşina olduğu kadar, Nietzsche'nin açmazlarını da anlamaya çalışan bir gençliğin istikametini sağlıklı kabul ediyoruz.Gençlik yıllarında, zorluk ateşini her dem harlı tut ki, kışın da cemiyet alanın, sıcak ve yaşanılır olsun.

 Öfkesini sabra, gücünü asalete çevirebilen bir gençliği özlüyoruz. Arzularının ve heveslerinin gemisine binmiş meçhule doğru kürek çeken “gezi zekalı“gençlikten ancak kargaşa ve kaos çıkar.

Kas gücünden çok iman ve irade gücünü öne çıkaran gençlik, başarı ve liyakat basamaklarını da bir bir çıkar. Aksi bir hayat tarzı, stres ve sıkıntıların altında bocalar durur.Sanat, siyaset, ilim ve erdem yolunda her dem taze bir heyecanla koşan bir gençlik istiyoruz. Haykıran ama bağırmayan, konuşan ama gürültü çıkarmayan liyakatte bir gençliği daha çok önemsiyoruz. Öfkesini yenen, iradesini memleket meselesinde yontan bir gençlik bekliyoruz.

 Umutluyuz, yarınlardan eminiz, böyle bir gençliğin var olduğunu, kar yumağı misali her geçen gün artarak cemiyet meydanını doldurduğunu biliyoruz. Cumhurbaşkanımızın çağrısına uyup, meydanlara ilk koşan bu aziz gençliktir. Hesapsızdı ama hasbi idi. Tek hesabı vardı, oda bu yüce milletin esarete düşmemesi, bayrağın inmemesi ve ezanın susması idi.15 Temmuz ruhunu her zaman içinde yaşatan, tanka karşı çelikten iradesini ortaya koyan bu gençliği hürmetle selamlıyoruz. Önlerinde şapka çıkartıyoruz. Ölümü, tebessümle karşılayan, bu gençlik sayesinde bugünün bedelini fazlası ile ödedik. 15 Temmuz şehitlerimizi her daim rahmet ve minnetle anıyoruz. Bugünde aynı ruh ve coşkuyu, bu fedakâr gençlikte fazlasıyla görüyoruz. Şairin dediği gibi;

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Allah'ın rahmeti, Habib-i Kibriya Efendimizin şefaati, veli dostlarının duası

bu nezih gençliğin üzerine olsun. Amin.

İletişime geç: dergi@seferidergisi.com

seferidergisi@gmail.com

Bizi TakipEdin

Tasarım  I  Adnan Tanır