"Korkuyorum Anne" Film Eleştirisi

Yapım: 2004

Türkiye Vizyon Tarihi: 2006

Yönetmen: Reha Erdem

Görüntü Yönetmeni: FlorentHerry

Tür: Dram, Komedi

Oyuncular: Ali Düşenkalkar, Köksal Engür,

Şenay Gürler, Bülent Emin Yarar, Işıl Yücesoy,

Arzu Bazman

Senaryo: Reha Erdem, Nilüfer Güngörmüş

Süre: 128 Dakika

NESİR - CEMİL HAMİD UYANIK

 

Özet ve Detaylar

 

Taksicilik yapan Ali bir kaza sonucu hafızasını kaybetmiş, ailesi ve çevresindeki çoğu kişiyi hatırlayamamaktadır. Geçmişe dair çok az şey anımsayan Ali'ye başta babası olmak üzere mahalle sakinleri yardım etmeye,geçmişe dair anılarını hatırlatmaya çalışmaktadır. Zamanla bu hatırlatma durumu bir yarış haline gelmiş ve karakterlerin kendi iç dünyalarında dönüşümlerine sebep olmuştur.  Filmin kahramanı Ali bu süreçte aşık olacak, yeni arkadaşlıklar edinecektir.  Kendini yeniden keşfettiği bu süreçte, filmin diğer karakterleride Ali'den ve olaylardan etkilenerek kendi benliklerinin ve insanlıklarının farkına varacaklardır.

 

Film ana hikayesine bağlantılı çeşitli yan hikayeler barındırmakta; İpek'in elden ele dolaşan kayıp yüzüğü,Terzi Neriman ve oğlu Keten'in ilginç hikayesi aldatılmış bir kadın, sünnetten korkan bir çocuk ve askere gitmekten korkan bir adam. Türk sinemasında nadir bulunan yerli ve özgün yönetmenlerden olan Reha Erdem'in en eğlenceli filmi olan 'Korkuyorum Anne' içinde barındırdığı trajikomik hikayelerle izleyicisine keyif dolu dakikalar vaat ediyor.

 

 

Sinema Yazısı

 

İnsanlar ikiye ayrılır. İyi olanlar ve kötü olanlar.Korkuyorum Anne, iyi insanların anlatıldığı öykü tadında uzun metrajlı bir film.Eski bir İstanbul mahallesinde geçen filmin öncelikli olarak konusuna değinecek olursak; ana metin basit bir taksicinin geçirdiği bir kaza sonucu hafızasını kaybetmesi neticesinde gelişen trajikomik olaylar silsilesi gibi gözüksede alt metinlerde yatan ve asılolarak anlaşılması gereken mesajlar bu alt metinlerde gizli. İnsanların korkularından ve endişelerinden beslenen alt metinlerde; “insan nedir? İnsan ne yapar?” sorusunun cevabını buluyorsunuz. İnsan aşık olan, unutan, yalan söyleyen, koşan,entrika çeviren, korkan, bağıran, gülen, ağlayan, hırsızlık yapan ve en önemlisi aciz olan bir varlıktır insan. Filmde farklı olumsuz özelliklere sahip olan karakterlerin bütün bu olumsuzluklara rağmen bir arada yaşayabileceklerinin gösterilmesi sosyolojik olarak bizimde içinde bulunduğumuz duruma atıfta bulunur cinsten.

 

İzlerken insan olmanın hazzına vardığım filmde, etkilendiğim sahnelerden birisi olan; yüzüğün ortaya çıkmasından sonra Terzi Neriman Hanım'ın Ali'yi suçladığı ve üst perdeden tartıştıkları esnada meydana gelen depremden korkarak hep birlikte masanın altına girmeleri ve daha sonra dışarı çıktılarında ise Terzi Neriman Hanım'ın –değer mi be, değer mi bir birbirimizi üzmeye diyerek Ali'ye sarılmasıydı. İnsanların korkularının nasıl pişmanlığa dönüşerek hatalarından dönebileceğini anlatan güzel bir yansımaydı benim için.

 

Filmde yer alan oyuncuların çoğu tiyatro kökenli olsa da, sinemada da aynı oranda başarılı olmuşlar diyebilirim. Her ne kadar başrol Ali olsa da filmdeki diğer karakterlerinde aynı önem derecesine sahip olduğunu filmdeki hikaye bolluğundan anlayabiliriz. Kasap rolündeki Bülent Emin Yarar'ın performansını ayrıca beğendiğimi belirtmek istiyorum. Öyle ki filmde müşterilerine vaaz verircesine yüksek kasap tezgahının arkasında yaptığı felsefi sorgulamaları ve karakterlere verdiği akıllar onu kasaptan çok bir mütefekkir gibi algılamamı sağladı.

 

Korkuyorum Anne'nin ne kadar özgün bir anlatım tarzına sahip olduğu daha giriş sekansından anlaşılıyor. Hızlı sahne geçişleri, kamera açıları, yakın plan, uzak plan,tek plan, tek kelimeyle muazzam ve yönetmenin neden Florent Herry ile çalıştığını açıklıyor. Filmde kullanılan müziklerin iddialı olması; yani hafif arabesk esintilerden oluşması,sahnelerin hızına yetişmesi ve filmin rengi ile uyumu açısından mükemmel bir tercih olmuş diyebilirim.Filmin görüntü yönetmeni Florent Herry'e de ayrı bir parantez açmamız gerekiyor. Reha Erdem'in neden yabancı bir görüntü yönetmeni ile çalıştığına dair çeşitli ön yargılarım olsada özellikle Koca Dünya filmini izledikten sonra bu ön yargılarımda yanıldığımı anlayarak Florent Herry'nin ne kadar yetenekli bir sanatçı olduğunu ve Reha Erdem'in de bundan yararlanmakta ne kadar haklı olduğunu anladım.

 

 Author yönetmenlerden olan Reha Erdem'in bu filmindeki anlatım tarzı, deneysel yaklaşımı ve kurgusal metin anlayışı ile Reha Erdem bencegünümüz Türk Sinemasındaki en iyi ilk üç yönetmenden birisi konumuna gelmiştir. Hani klişe bir söz vardır; 'Bir filmin değeri filmi seyretmeden önceki siz ile filmi seyrettikten sonraki siz arasındaki fark kadardır'. Reha Erdem'in izlediğim bütün filmleri için bunu söyleyebilirim. Filmlerini izledikten önceki benle sonraki ben arasında fark her defasında artmış,izlediğim bütün filmleri beni çok etkilemiştir. Elli yaşında olsanız bile korktuğu zaman anne diye bağıranların filmi olan 'Korkuyorum Anne'  samimi ve içten hikayesi ile yitirdiğimiz ve unuttuğumuz değerleri yeniden hatırlatıyor.

İletişime geç: dergi@seferidergisi.com

seferidergisi@gmail.com

Bizi TakipEdin

Tasarım  I  Adnan Tanır